• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. KOD ADI: AB
Yayınlanma: 00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

KOD ADI: AB

00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Avrupa Birliği kuruluş olarak tüm üye ülkelerin insan, eşya, hizmet ve sermaye dolaşımının serbest olduğu ortak bir pazarı temin etmek için kurulmuştur. Uygulamada ise, AB globalleşme pastasından pay almak üzere konumlanmıştır. Birlik üyeleri kendi içinde dengeli bir ekonomik yapıya sahip değildir. Birlik dışı devletlerin yanında, birlik içinde ki küçük ve gelişmekte olan ülkeler de, üretici ve satıcı konumundaki Almanya ve Fransa’nın pazarı olmuşlardır. Birlik kendi içinde üretenler ve satanlar; tüketenler ve pazar olanlar şeklinde tasnif edilebilir. Özellikle Sovyet bloğundan kopup, AB’ye katılanlar pazar konumundadır ve yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşlardır. Ekonomisi sıkıntıda olan bu devletler globalizmin büyüsü ile oyalanmakta ve iflasın eşiğine doğru sürüklenmektedir.

Danimarka, İsveç ve İngiltere gibi üye ülkeler para birliği Avroya geçmemişlerdir. Almanya örneğinde görüldüğü gibi Avroya geçen ülkelerde halkın alım gücü azalmış ve fakirleşmeye başlamıştır. İşsizlik artık bir sorun olarak ülkenin gündemine gelmiş, sanayici maliyeti düşürme adına fabrikalarını ülke dışına taşımaya başlamıştır. Buna paralel olarak Almanya’nın bütçe açığı ve borcu her geçen gün artmaktadır. Bütçe açığını aldığı dış borçlarla kapatmaya çalışmaktadır. Avrupa devletlerinde işler sarpa sarmış vaziyette. Yunanistan iflasın eşiğine gelmiştir. Yunanistan rekor dış borç ve bütçe açığıyla başı çekerken, diğer AB devletlerinin durumu da iç açıcı değil. İspanya da işsizlik oranı % 17,9’a tırmandı;  Almanya’nın 5 trilyon dolar dış borcu var; İtalya’nın kamu yatırımları süratle azalıyor;  İngiltere’deki yüksek enflasyon korkusu her tarafı sarmış durumdadır. İnsanı yaşlanmış ve pörsümüş, yer altı kaynakları tükenmiş olan Avrupa’nın gelecek adına bir umudu bulunmamaktadır. Almanya’dan örnek verecek olursak nüfus sorununu ülkesinde yaşayan yabancıları asimile ederek çözmeye çalışsa da bunda da istediği sonucu alamayacağı ayan beyandır. Bu durum toplum içindeki huzursuzluk ve güvensizliği de arttırmaktadır. Yunanistan’a destek konusunda Şansölye Merkel’in her koyunun kendi bacağından asılacağını ifade etmesi AB’nin içine düştüğü durumu göstermektedir.

Batı'nın bizi AB’ye almasının hiç mümkün olmadığını 25 yıldan beri her fırsatta ifade eden hatta haykıran tek lider var o da Prof. Dr. Haydar Baş’tır. Sayın Baş “Bizi bu birliğe almazlar. Batı bizi içine sindiremez. Bizim onlarla kan uyuşmazlığımız var. Batıyla medeniyet farklılığımız var” vurgularını sıkça kamuoyunun gündemine getirmiştir. Sayın Baş, bizi AB’ye almazlar sözünden sonra AB’nin yapay bir birlik olduğunu ve dağılmaya mahkûm olduğunu bilimsel olarak ekonomik, sosyal ve siyasi verilere dayanarak yıllardan beri ifade etmektedir. 19 Aralık 2004 tarihinde Ankara’da tertip edilen Bağımsız Türkiye Partisi İkinci Olağan Kongresi’nde bir konuşma yapan Prof. Dr. Haydar Baş, “Avrupa Birliği süratle çöküşe gidiyor” demiş ve bunun sebeplerini şöyle sıralamıştı:  “Ben ilim adamı olarak konuşuyorum. Avrupa Birliği süratle çöküşe gidiyor. Bunun birinci sebebi Avrupa yer altı kaynaklarını bitirmiştir. İkincisi, Avrupa’nın nüfusu ihtiyarlamıştır. Üçüncüsü ve en önemlisi birliğe geçtikten sonra Avrupa, emisyonunu genişletme kabiliyetini kaybetmiştir. Bundan sonra Avrupa her geçen gün daha büyük bir para darlığına girecek. Şu an Türkiye’nin yaşadığı kaderi Avrupa ülkeleri tek tek daha fazlasını yaşayacak.” demiştir.

Bugün diğer dünya devletleri gibi AB de onun sözlerini dinleme noktasına geldi. 30 – 31 Mart 2007 Almanya’da (Heidelberg) Prof. Dr. Haydar Baş’ın insanlığa sunduğu “Milli Ekonomi Modeli”  25 ülkeden gelen 100’ü aşkın ilim adamı tarafından müzakere edildi. Bu Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresinde, Hollanda–Amsderdam Üniversitesinden Prof. Dr. Cornelia Versteegh “Prof. Dr. Haydar Baş’ın beni çarpan -AB 15 yılda dağılacak- sözü oldu. Bu nasıl olacak. Sayın Haydar Baş beye ait olan Milli Ekonomi Modeli kitabını okuduktan sonra bunu gördüm. Ben bu kitabın AB tarafından incelenmesini ve istifade edilmesini teklif ediyorum.”demiştir.

AB’nin gerçek anlamda bir olması için “Avrupa Birliği Anayasası”nın üye ülkeler tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Avrupa Birliği anayasası taslağı imzalanmıştır.  Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 29 Ekim 2004’te İtalya’nın başkenti Roma’da, AB Anayasası’na Hıristiyanlık dünyası için tarihi öneme sahip Campidolio’da Papa X. Innocenizo’nun heykeli önünde imza atanlar arasındaydı.  İşin ilginç tarafı, hazırlanan anayasa taslağı Avrupa devletlerinde yapılan halk oylamasında onaylanmamasına rağmen Türk hükümet yetkilileri imza atmış,  Türk halkına ise ne düşündüğü bile sorulmamıştır.

Avrupa Birliği'nin temelleri, 1951 yılında altı ülkenin katılımıyla oluşturulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile atılmıştır. Türkiye birliğe katılmak için 1959 yılında şimdiki adı AB olan AET'ye ortaklık başvurusu yapmıştır. 51 yıllık adaylık serüveni, iktidarlar değişse de birliğin kapısında bekleme süreci değişmemiştir. AB ülkemize sürekli havuç göstermiş, ülkemiz siyasetçileri de gerek sağdan olsun gerek soldan olsun bu havucun peşinde ömür geçirmişlerdir. Bir başka ifade ile geçen AB adı altında ülkemiz prangalara bağlanmıştır. Geçtiğimiz 51 yıl içerisinde siyaset yapanların hepsi kaybetti. Bu siyasilerin devlet adamlığı sıfatlarını tartışmak gerekir. Tutum ve davranışlarıyla milletin birliğini ve devletin bekasını tehlikeye attılar. Karakolda doğru söyler mahkeme de şaşar misali, muhalefette doğru söyleyenlerde iktidarda şaşmışlardır.

AB’nin dağılma sürecine girmesine rağmen bir iman gibi devam ediyor. AB kavramı arkasına saklanarak verilen tavizler, AB’ye uyum adı altında yapılınca  suç olmaktan çıkıyor. Kod adı: AB olan bu işgal süreci karşısında milletimiz ne yapacağını şaşırmış vaziyettedir. Gelişmeler basın, STÖ, siyaset marifetiyle sansür edilmekte her şey tozpembe olarak gösterilmektedir.

AB’ye uyum adı altında bir takım kriterler ülkemizde uygulanmaya başlanmıştır. Kopenhag kriterleri zaman içerisinde en sık karşımıza çıkan kriterlerden olmuştur. Siyasi kriterler adı altında kulağa hoş gelen demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları gibi kavramlar kullanılarak azınlıklara Tanzimat benzeri haklar verilmekte adeta milletin varlığı ve birliği ortadan kaldırılmaktadır.  En üst seviyelerde bile egemenliğin tanımı değiştirilmekte yasama, yürütme ve yargı erkleri AB’nin gölgesi altında ikinci plana atılmaktadır. Ekonomik olarak kapitalizmin dişlileri arasında ezilen Türkiye’ye pazar muamelesi yapılmaktadır. AB müktesebatının kabulü adı altında AB’den gelen her şey “hoştur senden gelen” duruşuyla kabullenmektedir.

Böylesi bir tarihi dönemeçten geçilmektedir. Global güçlerin oyununda oyuncu mu olunacak yoksa millet olarak ayağa dimdik kalkılacak mı; buna karar vermenin zamanı gelmiş hatta geçmektedir. Hareket noktası ulusalcılık, milliyetçilik, halkçılık olanların yapması gereken global gücün etkisi ve esareti altında kalmadan bağımsız bir duruş ortaya koymasıdır. Bunun da yolu Prof. Dr. Haydar Baş beyle birlikte olmaktır.

 

 

 

Bu yazı 836 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Uğur Kepekçi
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.