• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. Para İmparatorluğu Çökerken
Yayınlanma: 07 Ocak 2026 - 13:55
Güncelleme: 07 Ocak 2026 - 14:04

Para İmparatorluğu Çökerken

07 Ocak 2026 - 13:55
Güncelleme: 07 Ocak 2026 - 14:04
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Bir devlet ne kadar çok tehdit ediyorsa, o kadar güç kaybediyordur. Tarih boyunca bu kural hiç değişmedi. Bugün ABD’nin Venezuela’dan Ortadoğu’ya uzanan hoyrat müdahalelerini; güçlü bir imparatorluğun özgüveniyle değil, çözülmekte olan bir düzenin panik refleksleriyle okumak gerekir. Aslan kükreyerek hükmeder; köşeye sıkışan ise saldırır. ABD uzun yıllar boyunca dünyayı iki temel araçla yönetti: para ve silah. Dolar, küresel ticaretin ana damarı haline getirildi; bu sistemin kabul görmesi için de askerî güç devreye sokuldu. Para geçerli olsun diye silah konuştu, silah konuşsun diye para basıldı. Böylece dolar, yalnızca bir para birimi değil; bir egemenlik aracına dönüştü.

2000’li yılların ortasından itibaren dolar merkezli sistemin sorgulanmaya başlaması tesadüf değildir. ABD gerçekte para üretmemekte, parasını ihraç etmektedir. Kâğıdın para olabilmesi için arkasında bir karşılık gerekir; bu karşılık emektir, üretimdir, alın teridir. Ancak ABD bu emeği kendi halkından değil, dünya insanlığının emeğinden ve üretiminden devşirmektedir. Dolar; Asya’da üretilen malın, Afrika’da çıkarılan madenin, Latin Amerika’da dökülen alın terinin üzerine basılarak değer kazanmaktadır. İşte bu yüzden dolar, ekonomik bir araçtan çok küresel bir sömürü mekanizmasıdır.

Bu hakikati ilk kez açık ve sistematik biçimde dünyaya ilan eden isim Prof. Dr. Haydar Baş olmuştur. 2005 yılında düzenlenen Uluslararası 1. Milli Ekonomi Modeli Kongresi, yalnızca bir akademik toplantı değil; dolar merkezli küresel düzene karşı yapılmış tarihî bir fikrî deklarasyondur. Bu kongrede ortaya konulan tez şuydu: Para, bir milletin emeğini sömürmenin aracı olamaz; ekonomi, adalet ve üretim üzerine kurulmak zorundadır. Bu çıkış, doların “dokunulmaz” olduğu algısında ilk büyük gediklerden birini açmıştır.

Bugün gelinen noktada, bu fikrî çıkışın karşılığını ekonomik tablolar üzerinden açıkça okumak mümkündür. Ekonomik göstergeler, ABD’nin küresel hegemonya araçlarının çatırdadığını teyit ediyor. Özellikle para egemenliğiyle kurulan sistemin yıprandığına işaret eden veriler şöyle:

Doların rezerv para rolü: Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, ABD dolarının dünya merkez bankaları tarafından tutulan resmi döviz rezervlerindeki payı 2000’lerin başında yaklaşık %70 civarındayken, bugün yaklaşık %56–58 bandına gerilemiştir. Bu düşüş, doların tek hâkim rezerv para niteliğinin zayıfladığını gösteriyor. (data.imf.org/COFER)

Cari açık: 2024 yılında ABD’nin cari işlemler açığı 1,13 trilyon doları aşarak bir önceki yıla göre yaklaşık %25 artmıştır ve GSYH’nin yaklaşık %3,9’una denk gelmiştir. Bu durum, ABD’nin üretim ve tasarruf yerine dış alıma ve borçlanmaya dayalı bir ekonomik modele sahip olduğunu göstermektedir. (U.S. Bureau of Economic Analysis (BEA), "U.S. International Transactions" Reports (2024-2025) ve IMF World Economic Outlook Database.)

İşte tam bu noktada askerî refleks devreye girmektedir. Para ile kurulamayan tahakküm, silahla telafi edilmeye çalışılmaktadır. ABD’nin Orta Doğu’da, Latin Amerika’da ve Afrika’da artan saldırganlığı bir “güç gösterisi” değil; para imparatorluğunun sürdürülemez hale gelmesinin sonucudur.

Bu tabloyu en çıplak haliyle Donald Trump döneminde gördük. “Amerika’yı yeniden büyük yap” sloganı, aslında bir itiraftı: Amerika büyüklüğünü kaybediyordu. Trump’ın izlediği sert ve hoyrat dış politika, ABD’yi yeniden güçlü bir devlet haline getirmedi. Aksine, onu dünya nezdinde “tescilli sömüren devlet” konumuna daha da net biçimde yerleştirdi.

Bu durumu, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın sosyal medyada yaptığı çarpıcı tespitte de görmek mümkündür. Hüseyin Baş’ın ifadesiyle; "ABD’nin yaptıkları güçlü olduğunu değil bilakis çok zayıf bir hale geldiğini gösteriyor. Bu saldırganlık köşeye sıkışan bir kedinin tırmalaması gibi bir şey. Eğer aslan olsaydı kükremesi yeterdi. Nerede birileri saldırganlaşıyorsa bilin ki kaybettiğindendir." Bu mesaj, bugünkü küresel tablonun özeti gibidir.

Günümüzü geçmişten ayıran en önemli unsur ise nükleer dengedir. İkinci Dünya Savaşı’ndaki gibi doğrudan bir büyük savaş artık kolay değildir. Bu yüzden savaşlar vekâlet üzerinden yürütülmekte; devletler birbirlerini cephede değil, başkalarının topraklarında yıpratmaktadır. Bu da dünyayı daha güvensiz, daha adaletsiz ve daha kırılgan hale getirmektedir. Tarih bize şunu açıkça öğretmiştir: Zulümle payidar olunmaz. Zorbalık, kısa vadede sonuç üretir gibi görünse de uzun vadede çöküşü hızlandırır. ABD’nin bugün yaptığı tam olarak budur. Daha fazla baskı, daha fazla tehdit ve daha fazla askerî hamle; Amerika’yı yeniden “büyük” yapmamakta, aksine onu yalnızlaştırmaktadır.

Sonuç olarak şunu net biçimde ifade etmek gerekir:

Saldırganlık bir üstünlük değil, iflasın ilanıdır.

 

 

 

Bu yazı 1002 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.