• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. SAVAŞ
Yayınlanma: 07 Mart 2026 - 12:56

SAVAŞ

07 Mart 2026 - 12:56
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
SAVAŞ

Ortadoğu yeniden ateş çemberinin içine girdi. Gazze’de başlayan ve İran’a uzanan gelişmeler yalnızca bölgesel bir kriz değildir. Bugün yaşananlar, dünyanın geleceğini ilgilendiren çok katmanlı bir hesaplaşmanın işaretlerini vermektedir. Bu tabloyu tek bir başlıkla açıklamak mümkün değildir. Enerji savaşları, para savaşları, egemenlik mücadeleleri, dini motivasyonlar, küresel güç rekabeti ve insanlık vicdanını yaralayan dramlar aynı anda yaşanmaktadır. Bugün ABD-İsrail ittifakının İran üzerine çullanmasını birbiriyle bağlantılı başlıklar üzerinden okumak gerekir.

İlk başlık güç ve haklılık meselesidir. Uluslararası sistem uzun süredir ciddi bir meşruiyet krizi yaşamaktadır. Diplomatik görüşmelerin sürdüğü bir süreçte gerçekleştirilen askeri saldırılar, yalnızca hedef alınan ülkeyi değil uluslararası düzenin temel ilkelerini de zedelemektedir. Çünkü savaşın dahi bir hukuku vardır. Eğer bu hukuk ortadan kalkarsa geriye yalnızca güç kalır. Gücün hâkim olduğu yerde ise adalet değil kaos doğar. Tarih bize açık bir ders vermiştir: Haklılığa dayanmayan hiçbir güç kalıcı olamaz.

İkinci başlık kaynak savaşlarıdır. Ortadoğu yalnızca siyasi gerilimlerin yaşandığı bir bölge değildir; aynı zamanda dünyanın en büyük enerji havzalarından biridir. Petrol rezervleri, doğalgaz hatları ve stratejik boğazlar küresel siyasetin merkezinde yer almaktadır. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bir gerilim yalnızca İran’ı veya Körfez ülkelerini değil, Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün ekonomileri etkiler. Enerji fiyatlarının bir gecede yükselmesi, küresel enflasyon dalgaları ve ekonomik krizler bunun en somut göstergesidir.

Üçüncü başlık para ve ekonomik egemenlik meselesidir. Bugün küresel ticaretin önemli bir bölümü Amerikan doları üzerinden yürütülmektedir. Bu durum doların yalnızca bir para birimi değil aynı zamanda küresel bir güç aracı haline gelmesine yol açmıştır. Oysa bu gerçek yıllar önce ortaya konulmuştu. 2005 yılında yapılan 1. Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nde Prof. Dr. Haydar Baş, dolar sisteminin gerçek yüzünü açık biçimde ortaya koymuştu. ABD’nin dünyanın en büyük cari açığına sahip olmasına rağmen bu sistemi nasıl sürdürebildiğini bilimsel verilerle anlatmıştı. ABD ekonomisi gelirinden fazla harcayan bir ekonomidir. Ancak bastığı kağıdını dünya halklarının emeği ve üretimi karşılığında para haline getiren bir sömürü düzeni kurmuştur. Buna karşılık, Milli Ekonomi Modeli bu noktada önemli bir çözüm ortaya koymuştur: Uluslararası ticaret her ülkenin kendi milli parasıyla yapılmalıdır. Böyle bir sistem kurulduğunda hem ekonomik bağımsızlık güçlenecek hem de küresel para hegemonyası sona erecektir. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde dolar merkezli sisteme yönelik itirazların yükselmesi, bu yaklaşımın ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir.

Dördüncü başlık savaşın insani yüzüdür. Diplomatik görüşmeler devam ederken gerçekleştirilen saldırılar savaş hukukunun ve insanlık vicdanının kabul edemeyeceği sonuçlar doğurmuştur. İran’da bir okulun hedef alınması ve yüzü aşkın masum kız çocuğunun hayatını kaybetmesi, savaşın ne kadar acımasız bir yüzü olduğunu göstermektedir. Sivil hedeflerin vurulması hiçbir şekilde meşru gösterilemez. Bunun yanında İran’ın egemenliğine yönelik saldırılar kapsamında ülkenin ruhani lideri Ali Hamaney’e yönelik girişimler ve üst düzey yöneticilerin hedef alınması da devletlerin egemenlik hakları açısından son derece tehlikeli bir gelişmedir. Bir devletin lider kadrolarının doğrudan hedef alınması uluslararası hukuk açısından ciddi bir kırılma anlamına gelir.

Beşinci başlık Arz-ı Mevud meselesidir. İsrail’in ideolojik ve stratejik hedefleri tartışılırken sıklıkla dile getirilen bir kavram vardır: “Arz-ı Mevud”. Tevrat yorumlarına dayandırılan bu yaklaşım, Fırat ve Dicle arasında uzanan geniş bir coğrafyada egemenlik iddiasını ifade etmektedir. Bu söylem yalnızca dini bir yorum değil, aynı zamanda Ortadoğu jeopolitiğini etkileyen siyasi bir ideolojik çerçeve olarak da tartışılmaktadır. Bu nedenle bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca askeri veya siyasi değil, aynı zamanda ideolojik ve teolojik boyutlar da taşımaktadır.

Altıncı başlık dinler ve inançlar üzerinden yürüyen söylemdir. Sosyal medyada yayılan bir fotoğraf dikkat çekicidir. Görüntüde Amerikan evangelist rahiplerinin Oval Office’te Trump’ın etrafında toplandığı ve ona dua ettiği görülmektedir. Evangelist papazlar Trump için “bilgelik ve koruma” duası ederken, rahiplerin ellerini Trump’ın üzerine koyarak dua ettiği anlar kamuoyuna servis edilmiştir. İran ile yapılan savaş ve Ortadoğu’daki gerilimlerin konuşulduğu bir dönemde paylaşılan bu görüntü dünya kamuoyuna verilen sembolik bir mesaj niteliği taşımaktadır. Bu savaş bir ‘kıyamet savaşı’nın parçası olarak yorumlanmaktadır. Kıyamet öncesinde yaşanacak büyük savaş, Hristiyan-Yahudi dünyası ile İslam dünyası arasında gerçekleşecek son büyük hesaplaşma olarak tasvir edildiği unutulmamalıdır. Bu durum, savaşın yalnızca siyasi ve ekonomik değil aynı zamanda dini söylemlerle de beslenen bir boyuta sahip olduğunu göstermektedir.

Yedinci başlık ise halklar ile yöneticiler arasındaki farktır. ABD–İsrail eksenine koşulsuz destek veren bazı bölge yönetimleri, kendi halkları nezdinde ciddi bir eleştiri ile karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde, yönetici ve idarecilerin Batı dünyası ile ortak siyaset yürütmesi toplumlarda ciddi bir rahatsızlık doğurmaktadır. Ortadoğu sokaklarında oluşan kamuoyu ile bazı siyasi yönetimlerin izlediği politikalar arasında belirgin bir mesafe ortaya çıkmıştır. Bu durum, bölgedeki siyasi dengelerin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu da açık biçimde göstermektedir.

Sekizinci başlık kadim devletlerin direncidir. Ortadoğu yalnızca çatışmaların yaşandığı bir coğrafya değildir; aynı zamanda binlerce yıllık devlet geleneklerinin bulunduğu bir bölgedir. Türkiye, İran ve bölgenin diğer büyük devletleri güçlü tarihsel hafızaya sahip yapılardır. Bu tür devletler krizler karşısında kolayca dağılmazlar. Tarihsel birikim devlet refleksini güçlendirir.

Dokuzuncu başlık küresel savaş tartışmasıdır. Bugün dünya kamuoyunda sık sık şu soru sorulmaktadır: “Üçüncü Dünya Savaşı mı başlıyor?” Belki henüz klasik anlamda bir dünya savaşından söz etmek için erken olabilir. Ancak mevcut tablo, küresel bir çatışmanın altyapısının giderek oluştuğunu göstermektedir. Günümüzde savaşın doğası da değişmiştir. Tankların cephe cephe ilerlediği klasik savaşların yerini artık vekalet savaşları, ekonomik yaptırımlar, teknoloji rekabeti, enerji mücadeleleri ve siber çatışmalar almıştır. Aslında küresel bir savaşın ortaya çıkması için yalnızca bir adım kalmıştır: Şu anda dağınık halde devam eden bölgesel çatışmaların ortak bir eksen etrafında birleşmesi. Bugün Gazze’den Ukrayna’ya, İran’dan Pasifik’e kadar uzanan gerilim hatları henüz birbirinden bağımsız görünse de aynı jeopolitik rekabetin parçaları olarak değerlendirilmektedir. Kaynak paylaşımı ve jeopolitik hâkimiyet mücadelesi olarak başlayan bu çatışmaların giderek ideolojik ve dini söylemlerle beslenmesi ise daha tehlikeli bir tabloyu ortaya çıkarmaktadır. Eğer enerji, ticaret yolları ve küresel güç mücadelesi etrafında şekillenen bu gerilimler dinler arası bir çatışmaya dönüşürse, o zaman ortaya çıkacak eksen yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda medeniyetler arası bir savaşın da zeminini hazırlayabilir. Böyle bir gelişme ise insanlığın karşı karşıya kalabileceği en büyük küresel krizlerden biri olacaktır.

Onuncu başlık ise Türkiye’nin rolüdür. Türkiye hem coğrafi hem de tarihsel olarak bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Avrupa ile Asya arasında bir köprü olan Türkiye’nin bu süreçte izleyeceği politika yalnızca kendi güvenliği açısından değil, bölgesel dengeler bakımından da büyük önem taşımaktadır. Ancak yakın geçmişte yaşanan tecrübeler Türkiye için önemli dersler barındırmaktadır. Türkiye’nin ABD ve İsrail ile yürüttüğü bazı politikaların, çoğu zaman Ankara’nın bölgedeki komşularıyla ilişkilerini zedelediği görülmüştür. Bu süreçlerde Türkiye, bir taraftan Batı ile ilişkilerini sürdürmeye çalışırken diğer taraftan komşu ülkelerle ciddi gerilimler yaşamış ve bölgesel dengelerde zor bir konuma itilmiştir. Bunun sonucunda Türkiye’nin etrafındaki jeopolitik kuşatmanın daha da belirgin hale geldiği görülmektedir. ABD ve İsrail ekseninde şekillenen bölgesel stratejilerin nihai sonuçları çoğu zaman Türkiye’nin güvenlik alanını daraltmakta, Ankara’yı komşularından uzaklaştırmakta ve Türkiye’yi bölgesel yalnızlıkla karşı karşıya bırakmaktadır. Oysa Türkiye’nin tarihsel devlet aklı farklı bir yaklaşımı işaret etmektedir. Türkiye için en doğru strateji, bölgesel çatışmaların parçası olmak değil; komşularıyla dengeli ilişkiler kurarak bölgesel barışı güçlendiren bir aktör olmaktır. Çünkü Türkiye’nin gerçek gücü yalnızca askeri kapasitesinden değil, aynı zamanda bölgesel denge kurabilme kabiliyetinden gelmektedir.

Son başlık ise insanlığın geleceğidir. Dünya bugün iki yolun eşiğindedir. Bir yol güç siyasetinin egemen olduğu bir dünyaya çıkar. Diğer yol ise hukukun ve meşruiyetin esas alındığı bir uluslararası düzeni işaret eder. Eğer dünya yeniden güçlü olanın istediğini yaptığı bir düzene sürüklenirse bundan kimse kazançlı çıkmayacaktır. Çünkü savaşın ateşi yayıldığında sınır tanımaz. Bu nedenle yapılması gereken şey açıktır. Devletler kısa vadeli çıkar hesaplarını bir kenara bırakmalı, uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını yeniden güçlendirmelidir. Çünkü insanlık tarihi bize şunu öğretmiştir:

Silahların kazandığı savaşlar çoktur.

Ama haklılığın kazandığı barışlar kalıcıdır.

Ve unutulmamalıdır:

Gerçek güç yalnızca silahların değil haklılığın gücüdür.

Bu yazı 929 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.