• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. “SÜNNET KUR’AN’IN KENDİSİDİR”
Yayınlanma: 00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

“SÜNNET KUR’AN’IN KENDİSİDİR”

00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

 İman dairesine girmenin, İslam üzere yaşamanın ölçüsü Kur’an ve sünnettir.  Peygamberimizden bu güne kadar bu ölçü böyle geldi; kıyamete kadar da devam edecek şaşmaz ölçü budur. Sünnet ve Kur’an birbirinden ayrı değildir. “Sünnet, Kur'an'ın, İslam'ın dışında bir şey değildir. Sünnet, İslam'dır, sünnet tamamen İslam'dır. Sünnet farzın kendisidir. Sünnet Kur’an’ın müşahhas halidir. Cenab-ı Vacibü'l Vücud Hazretleri Kur'an'ında bir dinden bahsediyor, bir dini anlatıyor. Bu anlatılan dinin hayata geçirilmesi lazım. Peygamberin şahsında hayata geçirilip, insanlara gösterilen o dinin müşekkel, yani somut haline, insanlara gösterilen örnek haline, sünnet denir. Yani sünnet; Kur'an'ın kendisidir. Kur'an, mücerrettir. Cenab-ı Vacibü'l Vücud Hazretleri, ayet-i kerimeleri mücerret olarak beyan ediyor. Müşahhas hale Sevgili Peygamberimiz getiriyor.” (Yaşayan Kur’an; Sünnet Prof. Dr. Haydar Baş)

Kur’an ve sünnet ilişkisi ayeti kerimelerde de çok net olarak beyan edilmektedir.

“O hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. O’nun söyledikleri yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir” (Necm Suresi, 3-4)

"Andolsun ki, Resulüllah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir" (Ahzab, 33/21).

"...Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir" (Haşr, 59/7).

Kur’an’ı anlama ve yaşama konusunda sünnet-i seniyyeye sarılmak temel esastır. Nasıl iman dairesine -La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah- kelime-i tevhidi ile giriliyor. Aynen bunun gibi İslam dairesinde kalmak da Kur’an ve sünnetin birlikte yaşanması ile mümkündür.

Kur’an’ın anlaşılmasında sünnetin; sünnetin anlaşılması içtihat sahibi imamların önemli bir yeri vardır. Bu konuda İmam-ı Şarani şöyle demektedir: Ma'lûmdur ki, Sünnet Kitâb üzere kaziyedir. Aksi değildir. Zira sünnet, Kur'ân-ı kerîmdeki icmallerin açıklanmasıdır. Müctehid imamlar, sünnetteki icmalleri bize açıklayan âlimler olduğu gibi, onlara uyan âlimler de, onların sözlerindeki icmalleri bize açıklarlar ve bu kıyamete kadar böyle devam eder. Üstadım Aliyyülhavas'dan (rahimehullah) duydum. Buyurdu: Sünnet bize Kur'ândaki icmalleri bildirmeseydi, âlimlerden hiçbiri, fıkıhdaki sular ve abdest bahislerindeki hükümleri çıkaramaz, sabah namazının farzının iki, öğle, ikindi ve yatsının farzlarının dört, akşam namazının farzının üç olduğunu, bilemezdi. Aynı şekilde hiçbir kimse kıbleye dönüldükte yapılan düâda, iftitahda ne söyleneceğini bilemezdi. Tekbîrin nasıl olduğunu, rükû' ve sücûd tesbihlerini, ta'dili erkânı, teşehhüde oturdukta ne okunacağını bilemezdi. Aynı şekilde bayram namazlarının nasıl kılınacağını, ay ve güneş tutulması namazlarını, cenaze, yağmur duası namazları gibi daha çok şeyleri kimse bilemezdi. Bunun gibi, zekâtın nisabını, orucun ve haccın şartlarını, alış veriş, nikâh, yaralama, kadılık ve fıkhın diğer bâblarının hüküm ve esaslarını bilen olmazdı. İmrân bin Husayn'e bir kimse, bizimle yalnız Kur'ânla konuş dedikte, İmrân ona: (Sen tam ahmaksın. Kur'ân-ı kerîmde farzların rek'atlarının sayısı açık olarak var mı? Yahud bunda sesli okuyun, diğerinde sessiz deniyor mu?) buyurdu. O kimse hayır dedi. İmrân bu sözü ile onu susturdu.Yine Beyhakî Sünen'inde Müsâfir namazı bölümünde, hazreti Ömerden (radıyallahü anh) bildirir: Hazret-i Ömere yolculukta namazın kasr edilmesi, ya'nî dört rek'atlı farzları iki rek'ât olarak kılmaktan soruldu ve: «Biz, azîz kitabda korku namazını buluyoruz, fakat seferî namazı bulamıyoruz» denildi. Sorana: «Ey kardeşimin oğlu [yeğenim], Allahü teâlâ bize Muhammed aleyhisselâmı gönderdi. Biz bir şey bilmeyiz. Ancak biz, Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) yaptığını gördüğümüz şeyi yaparız. O, seferde, 4 rekatlı farzları iki kılardı. Onu teşrî' eden Resûlullahdır  (sallallahü aleyhi ve sellem) (İmam-ı Şarani, Mizan-ül Kübra -Dört Hak Mezhebin Büyük Fıkıh Kitabı-, Berekat Yayınevi, İst. -Tercüme: A. Faruk Meyan-)

“DİNİ BÜTÜNLÜĞÜMÜZ MİLLİ BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜN TEMİNATIDIR”

 “Dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzün teminatıdır” tespitini yapan Prof. Dr. Haydar Baş, ‘Yaşayan Kur’an; Sünnet’ isimli eserinde tarihimize de ışık tutmaktadır. “1700'lü yıllarda, Osmanlı İmparatorluğu’nun üç kıtadaki hâkimiyetini büyük bir hayranlıkla izlemeye başlayan, bilhassa İngilizler, "Bu ne muazzam bir imparatorluk. Bu kadar geniş zemin üzerinde kurulmuş imparatorlukta ne fevkalade bir birlik var" diyerek, bu birlik ve beraberliği meydana getiren esasları araştırmaya başlıyorlar. Neticede gördükleri şey şudur; Osmanlının sahip olduğu bu ihtişam, 'mutasavvufîn grup' tarafından yaşanan, Sevgili Peygamberimizin mübarek sünnetinin, bütün İslam dünyasında, üç kıtadaki hâkimiyetidir. "O halde, bu sünnet denilen, hadis denilen kurumu, biz bir şekilde saf dışı bırakmalıyız ki, o zaman maksadımıza nail olabilelim" kararına varıyorlar. Bunun üzerine Batılı müsteşrik Goldzier, Gaytana, Renan, 1800'lü yıllarda Mısır'a gidip hadis doktorası yapıyorlar. Hz. Peygamberin sünneti etrafında oluşturulan bu gündem bir oyundur. Haçlının, Osmanlının şahsında, İslam âlemini tek cümleyle söylersek- yok etme mücadelesidir bu. "Nasıl yok edeceğiz?" sorusuna, "Sünnet kavramını, hadis kavramını çıkartırsak, müşekkel İslam kalmaz ortada" cevabını buldular.”

Kur’an ve sünnet, müminlerin varlığında ve birliğinde temel espri olduğu için milli birliğimizi bozmak isteyenler doğrudan sünnete saldırarak işe başlamışlardır. Bu konuda Sayın Baş, ülkemizde oynanan bu oyunları yıllar öncesinden tespit ederek bu konuda eserler ortaya koymuş; halkı aydınlatmak için ayağında demir çarık gerek il il hatta ilçe ilçe; belde belde dolaşmıştır.

"Bütün dinlere üstün kılmak üzere Rasulü (Muhammed)ini hidayet ve Hak din ile gönderen O'dur. Buna şahit olarak Allah yeter."  (Fetih : 28)

Dinimiz İslam’a karşı düzenlen saldırılar önce sünnet-i seniyye iken son dönemde bir kademe daha ileri gidilerek dinlerarası diyalog adı altında peygambersiz bir din anlayışı sergilenmeye çalışılmıştır. Üstelik bu yıkıcı ve bölücü faaliyetler Müslüman kisveli insanlar ve camialar eliyle sergilenmeye çalışılmaktadır. Bu faaliyet hakkı batıl batılı hak göstermek demek olan deccaliyet akımından başka bir şey değildir. Bu konuda, bütün Müslümanların ayık ve uyanık olmaları gerekmektedir. Sünnetsiz İslam; peygambersiz bir din anlayışı mümkün değildir. Bu olsa olsa yeni bir din ihdas etmek olur ki, bu da ilahi din olmaktan çıkar, yani din dairesinin dışına çıkılmış olunur.

"Her kim İslam'dan başka din ararsa, o din, ondan kabul olunmaz. Ahirette ise o, hüsrana uğrayanlardandır." (Ali İmran : 85)

Âlemlerin Efendisi buyurur ki: "Muhammed'in nefsi elinde olan Allah'a yemin olsun ki, bu ümmetten hiç kimsenin Yahudi veya Hıristiyan olduğunu duymak istemiyorum. Eğer böyle bir kişi bana inanmadan ölürse o cehennemliktir." (Müslim, Sahih, Kitab'ül İman; bab 70; Zad'ül Mesir, c. 1 s. 365, Tefsir'ül Kur'an-il Azim c.1 s. 363)

Meselenin bir başka üzücü olan tarafı, siyasi iktidar eliyle AKP döneminde Milli Eğitimin din dersi kitaplarına kadar peygambersiz din anlayışının körpe dimaglara empoze edilmeye çalışılmasıdır. İlkokul, lise din dersi ve ahlak kitaplarında kelimeyi tevhidden “Muhammeden Resullullah” kelimesi çıkartılmış Yahudilik ve Hıristiyanlık da İslamiyet’in yanında günümüze kadar gelen ilahi dinler arasında gösterilmiştir. Dinimiz İslam’ın bu konudaki hükmü açıktır.

"Şüphesiz ki Allah katında, yegâne Hak din ancak İslam'dır." (Ali İmran :19)

"Yahudiler 'Üzeyir, Allah'ın oğludur' dediler. Hıristiyanlar da 'Mesih Allah'ın oğludur' dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir ki, daha önce küfredenlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar? Hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan gayrı rabler edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Hâlbuki hepsi de, ancak bir olan ilaha ibadetle emr olunmuşlardı ki, zaten O'ndan başka ilah yoktur. Şüphesiz O Allah, onların koştukları ortaklardan yüce ve münezzehtir." (Tevbe: 30-31)

Din dışı yaklaşımlar gerçeği değiştirmez, ancak gerçeğe sırt dönenin karanlığa gömülmesine sebep olur. Bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Burada ki eylemin gayesi dini olmaktan ziyade millidir. Yani milletin iman refleksini ortadan kaldırmak, şehitlik duygusunu sulandırmak, milletin kültürünü, örfünü, ahlakını, geleneğini meydana getiren dini duygu ve düşünceleri devre dışı bırakarak Türk milletini asimile etmektir. Günümüzde yaşanan diğer siyasi gelişmeleri de değerlendirdiğimizde aynı hedefe doğru gidildiği görülecektir. Zararın neresinden dönülürse kardır. Bir an önce bu gidişata millet adına, ilim adına, geleceğimiz adına ‘dur’ denmelidir.

ASLA SAPITMAMAK İÇİN İKİ EMANET: KUR’AN VE EHL-İ BEYT

Asrı saadetten günümüze kadar Kur’an ve sünnete bağlı kalındığı zaman birlik beraberlik; huzur ve mutluluk söz konusu olmuş; Kur’an ve sünnetten uzak kalındığında ayrılık, karışıklık; üzüntü ve sıkıntı ortaya çıkmıştır. Bu konuda Sevgili Peygamberimizin ikazlarına kulak vermemiz çözümün temel esasıdır. Bir hadisi şeriflerinde: Benden sonra yaşayanlar, pek çok ihtilâf ve herc-ü merc görecekler. Size sünnetimi ve doğruya götüren râşid halifelerin yolunu, sünnetini tavsiye ederim. Siz ona sımsıkı sarılın. Dişlerinizle sımsıkı tutunun sünnetime ve râşid halifelerin sünnetine. Sakının; sonradan çıkma işlerden sakının! Çünkü, her sonradan çıkma bid'at, her  bid'at da dalâlettir. (Tirmizi, İlm, 16, İbn Mace, Mukaddime, 6; Ebu Davud, Sünne, 5)

“Ben sizin aranızda iki değerli emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız sürece benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz. Onlar Allah’ın Kitab'ı ve benim Ehl-i Beyt'imdir.” (Sahih-i Müslim, Kitab-u Fezail-i Ali ibn-i Ebi Talib, c.7, s.122.  Sahih-i Tirmizi, c.5, s.328. Imam Nesai'nin yazdigi "EI Hasais", s.21. Müsned-i imam Ahmed ibn-i Hanbel, c.3, s.17. Müstedrek-i Hakim, c.3, s.109. Kenz'ül Ümmal, c.1, s.154. Tefsir-i ibn-i Kesir, c.4, s.113. )

Duamız ve niyazımız Kur’an -sünnet ve ehli beytin yolunda Allah’ın rızası istikametinde bir hayat yaşayabilmektir.  

 

 

Bu yazı 912 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Uğur Kepekçi
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.