• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE GELİŞMELER
Yayınlanma: 00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE GELİŞMELER

00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Türk milletinin yüzü, Tanzimat’la birlikte Avrupa’ya doğru çevrilmeye başlanmıştır. Bu adımla, hasta adam hükmündeki Osmanlı’nın çöküş süreci hızlanmış ve istenmeden de olsa girilen 1. Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı’nın yedi düvel tarafından işgali ve paylaşımı söz konusu olmuştur. Tanzimat’ın esası, binlerce yıldan beri devam ede gelen milletin ruh yapısını değiştirmeye matuf olmuştur. Eşitlik, özgürlük, adalet adı altında yapılan düzenlemelerle, Türk milletinden ziyade, azınlıklara ek haklar tanınmıştır.

Tanzimat’ın gereği uygulanan serbest ticaret sonucu, Avrupa’ya karşı rekabet edemeyen ekonomi çöküntü içine girmiştir. Ekonomiyi bir işgal aracı olarak kullanan batı, devlet olarak başımıza şartları ağırlaşan kapitülasyonlar ile musallat olmuştur. Bırakınız eşit koşullarda rekabeti, yabancılara tanınan ayrıcalıklar sonucu, yabancılar mallarını istedikleri şekilde bize satabiliyor; biz ise aynı koşullarda onlara mal satamıyorduk. İthalatla, sanayimiz de geriye gitmiş, böylece ekonomi yabancıların eline geçmişti. Onlar tüccar, biz ise pazar olmuştuk. Hemen belirtmekte fayda var. Bugün Avrupa ile ticari münasebetler bundan farklı değildir, hatta bizim aleyhimize daha ağır şartlar söz konusudur. Bugün yine aynı noktaya gelinmiş, onlar tüccar biz pazar olgusu yine gerçekleşmiştir.

 

Tanzimat’ın azınlıklara sağladığı ayrıcalıklarla, milletimiz geri plana itiliyor, batı hayranlığı Osmanlı devletinin çöküşünü hızlandırıyordu. Neticede milleti millet yapan iç dinamiklerini hareke geçiremeyen Osmanlı Devleti, işgalden ve yıkılmaktan kurtulamadı.

 

Ortaya konan Kuvay-ı Milliye, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milleti ile bütünleşmesi ve verilen Milli Mücadeleyle genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş senedi hükmündeki Lozan Antlaşması ile azınlıklara tanınan haklar iptal edilmiştir. Fakat batılı, ‘Şark Projesi’ ile topraklarımızı ele geçirme hedefinden vazgeçmemiştir. Lozan’daki görüşmeler sırasında, İngiliz dışişleri bakanı Lord Courson’un İnönü’ye hitaben söylediği  “Siz tüm isteklerimi red ediyorsunuz, fakat ben bunları cebime atıyorum, yarın bunları tek tek çıkaracağım…” sözü batılının hedeflerine ve günümüzde yaşanan gelişmelere ışık tutması açısından önemlidir.

 

Gelelim günümüze, Avrupa Birliğine üyelik adı altında batılı devletler hedeflerine ulaşmak için ülkemize karşı ‘soyut harp’ uygulamaktadır. Gerek nüfus üzerindeki ayrılıkçı çalışmalar, gerek ulusal ekonomiyi çökertmeye yönelik uygulamalar; gerek eğitim ve kültürü yozlaştırılarak, gerekse dil ve din başta olmak üzere milleti millet yapan unsurlar tahrip edilerek, milletimiz ve devletimiz çökertilmek istenmektedir. Bir devletin dikey büyüklüğü olan siyasi, ekonomik ve kültürel değerlerin yıkılmasından sonra, yatay büyüklüğü olan topraklarının işgali ve ele geçirilmesi sürecine gelinebilecektir. Genel çerçeve itibarıyla ülkemizde yaşanan bu tablodur.

 

Ülkemizde yaşanan etnisite sorunu ve kardeşin kardeşe düşman edilmesi, ulusal ekonominin çökertilmesi, eğitim ve kültürümüzün yozlaştırılması ile yaşanan ahlaki bunalım, dilde yozlaşma ile nesilden nesile aktarılan değerlerin kaybedilmesi, yapılan Dinlerarası Diyalog çalışmaları, ılımlı İslam adıyla dinde yapılmak istenen reform çalışmaları ve bu çalışmaların yurt dışı mihraklarca desteklenmesi ve yönlendirilmesi, üstüne üstlük devletin değişik kademelerinde bulunanlarca bu çalışmaların yürütülmesi, ülkemize yöneltilen soyut savaşta gelinen seviyenin ne kadar kritik olduğunu göstermektedir.

 

AB devletlerini memnun edebilme adına, AKP hükümeti tarafından kabul edilen ‘Vakıflar Yasası’ ile Lozan delinmiş, azınlıklara yeniden abartılı haklar verilmiştir. Üstelik uluslar arası hukukta genel kabul gören mütekabiliyet esasları göz ardı edilmiştir. Örnek verecek olursak batı Trakya’daki bizim vakıflarımıza ve soydaşlarımıza tanınmayan haklar, ülkemizde yaşayan azınlıklara ve vakıflarına tanınmıştır. Millete ait olan mallar sanki siyasi iktidara aitmiş gibi irade kullanılmıştır. Osmanlının son döneminde yıkıcı faaliyetlerde bulunan vakıflara verilen siyasi, kültürel ve ekonomik hakların benzerlerinin bu günkülere sağlanması sonucunda misyonerlik faaliyetleri artacak kısa süre içerisinde geçmişteki fonksiyonlarına devam edebileceklerdir.

 

Sanki savaş kaybetmiş bir ülke gibi, AB’ye üyelik sürecinde devlet ve millet adına verilen bu kadar tavize rağmen, Avrupa devletleri Türkiye’yi üyeliğe kabul edecekler mi?

 

01.01.2006 tarihinden itibaren Müslüman ülkelerden gelen Alman vatandaşlığına aday şahısların, Baden-Württemberg Eyaleti'nde zihniyet ve anayasaya sadakatleri ile cevaplaması gereken sorulara bakıldığında bu sorunun cevabına dair fikir verecektir.

  • Kızınızın başka inançtan birisiyle evlenmesi ya da istemediğiniz bir mesleği seçmesi durumunda ne yaparsınız?
  • Kızınız ya da eşiniz Almanlar gibi giyinmek istediği zaman ne yaparsınız? Engeller misiniz? Engellerseniz nasıl?
  • Kızınız ya da kız kardeşiniz eve geldi ve cinsel tacize uğradığını söyledi. Anne/baba/kardeş olarak ne yaparsınız?
  • Oğlunuz eşcinsel olduğunu ve başka bir erkekle birlikte yaşamak istediğini söylediğinizde tepkiniz nasıl olur?

(bak: http://www.gencer-coll.de/basin/pdf/30_soru_baden_wuerttemberg_vicdan_testi.pdf)”

 

Yukarda birkaçını örnek verdiğimiz sorulara nasıl cevap verilmesi gerekiyor. Birinci soruya “katiyen kabul etmem” derseniz, ikinci soruya “giyinmesine müsaade etmem” derseniz, üçüncü soruya “taciz edene gereken cezanın verilmesi için gayret ederim”, dördüncü soruya “kahrolurum, engellemek için harekete geçerim” derseniz Alman vatandaşı olmanız mümkün değil.  Alman zihniyet ve anayasalarına sadakat sorularını sormanın sebebi bir Müslüman-Türk gibi düşünüp yaşıyor musunuz? Milli mana ve ruh sizde refleks seviyesinde bile kalmış ise Alman vatandaşı olmanız mümkün değil. AB üyelik sürecinde de bahsedilen hazmetme kapasitesi Türklükten ve Müslümanlıktan eser kalmayacak şekilde değişim geçirmek demektir. Değişimin de ötesinde bir Hıristiyan-Alman gibi düşünmek gerekmektedir.

 

Son günlerde Avrupa’da Türklere ait evlerin yakıldığına şahit oluyoruz. Almanya'nın Solingen kentinde 1993 tarihinde meydana gelen bir Türk ailesinin evinin kundaklanması sonucu aynı aileden 5 Türk'ün ölümüyle sonuçlanan yangın hala hafızalarımızda canlılığını koruyor. Ludwigshafen’de Türklere ait bir binada çıkan ve 5'i çocuk 9 kişinin ölümü, ikisi ağır, 20 kardeşimizin yaralanması Avrupalının kendisi gibi düşünmeyen ve kendisi gibi yaşamayan insanlarla birlikte olmak istemediğini göstermektedir. Avrupalı her fırsatta Türkleri kendi memleketlerinde kabul etmediklerini ifade ediyor. Bu ifade tarzı değişik biçimlerde de olabiliyor. Türkler Alman vatandaşı olmuş da olsalar Almanların gözünde yine tehdit olarak algılanmaktadır. Batı da, gerek Türklere gerekse diğer Müslüman ülke vatandaşlarına karşı bir antipati söz konusu. Bu şahıs planında böyle olduğu gibi toplum ve devlet planında da böyledir. Avrupa’da her geçen gün Türk ve Müslüman aleyhtarlığı artmaktadır.

 

Türkiye’nin yıllanmış AB üyelik süreci boyunca neredeyse taviz verilmedik bir konu kalmamasına rağmen Türkiye sürekli Avrupa’nın dış kapısında bekletilmektedir. Uzun süreden beri Avrupa’da yaşamalarına rağmen insanımız hala hor ve hakir görülmeye devam edilmektedir. Avrupalı niçin Türk Milletini kabul etmemektedir? Onun kabul etmediği Türk’ün dilidir, ırkıdır, dinidir, milliyetidir. İşte tam da bütün bu gelişmeler yaşanırken, Sayın Tayyip Erdoğan’ın Almanya’da yaptığı konuşma, AKP hükümetinin duruşunun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne serdi. Almanya da yaşayan Türklere bakın ne diyor sayın başbakan:

“Dili, ırkı, dini, milliyeti bir tarafa bırakıp insanlık ortak paydasında entegre olunuz”

“Buradaki huzurunuz Alman vatandaşlığına entegre olmakla mümkündür”

 

Bir insan düşünün ki, dilini bir tarafa bıraksın,

Bir insan düşünün ki, dinini bir tarafa bıraksın,

Bir insan düşünün ki, ırkını bir tarafa bıraksın,

Bir insan düşünün ki, milliyetini bir tarafa bıraksın.

 

İnsanı insan yapan değerler dili, dini, ırkı, milliyeti değil mi... Bunlardan başka hangi unsurlar insanı insan yapar. Kazandığı para mı, yediği yemek mi, yaşadığı ev mi… Sayın Başbakana göre Alman vatandaşı olmak için bütün bu değerleri bir tarafa bırakmak gerekiyor. Dikkat edilirse, Almanya’nın vatandaşlık için istedikleri de bunlar. Bu değerler kaybedildiği zaman ortada ne Müslümanlık kalacak ne de Türklük kalacaktır. Ortaya çıkacak olan ancak batının istediği KÖLE tıynetli insan tipidir. Batılı efendilerine hizmet edecek onun adına hareket edecek bir insan siluetinde bir yaratık. Eşbaşkanlığını Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “Büyük Ortadoğu Projesi” ve “Medeniyetler İttifakı” işte bu insan tipinin ortaya çıkması için batılıların ortaya koyduğu çalışmalardan iki tanesidir.

 

Türkiye yol ayrımında; Türk milleti de yol ayrımında. Gelinen nokta son derece kritik bir noktadır. Burada devletin de milletin de duruşu hayati öneme haiz. Yıllardan beri ülkemiz üzerinde, milletimiz üzerinde uygulanan değişik mücadele ve harp taktikleri artık son safhasına gelmiş durumda. Tanzimat’la başlanan Avrupa yolculuğu hezimetle sonuçlanmıştır. Yanlışta ısrarın kimseye faydası yoktur. Bu gündem bağlantısız ve bağımsız bütün düşünürler, akademisyenler, yetkililer ve ilgililer tarafından masaya yatırılmalıdır. Bizi biz yapan milli değerler yeniden analiz edilmeli ve ihya edilmelidir.

 

 

                                                                                     Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi

                                                                                     İCMAL

Bu yazı 824 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Uğur Kepekçi
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.