• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. Yatay Söylem, Dikey Gerçek: Şehir Sözde Kaldı, Takip Yok
Yayınlanma: 06 Kasım 2025 - 17:53

Yatay Söylem, Dikey Gerçek: Şehir Sözde Kaldı, Takip Yok

06 Kasım 2025 - 17:53
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Bu satırları şehirde nefes almaya çalışan milyonların adına yazıyorum. Kâğıt üzerindeki “dönüşüm” makyajı, sokağın yarasını kapatmıyor. Şehir, betonla değil adaletli planlama ile ayakta durur; bu insanın hayatına değmiyorsa yalnız bir harita parçasıdır. 6 Şubat 2023’te 11 ilde yıkım bırakan depremler, “şartname düzgünse sorun biter” kolaycılığını yerle bir etti. AFAD’ın teknik raporları, sahadaki zemin davranışından yapı stokunun kırılganlığına kadar zincirin çok halkalı olduğunu gösterdi. Bu, yalnız güneyin meselesi değil; tüm ülkenin, özellikle de büyükşehirlerin acil gündemidir.

İstanbul’da 1999’da başlayan mikrobölgeleme çalışmalarının mantığı tam da budur: “Her yere aynı reçete olmaz.” Zemin koşullarına göre yapılaşma, afet öncesi planlamanın kalbidir. Mesela zemin kimi yerde 4 kat güvenli iken, kimi yerde 2 kat bile risklidir. Ancak bu haritalar, doğru okunursa ve gereği yapılırsa hayat kurtarır; okunmazsa raf süsünden öteye geçmez. Ama bizde işler çoğu kez farklı ilerliyor. “Kentsel dönüşüm” denince akla hâlâ tek formül geliyor: Yık ve yeniden yap.

Oysa yıkarken de yaparken de mahalle mağdur. Toz, gürültü, moloz, bozuk yollar, trafik kilidi, bozulan altyapı ve ortadan kalkan kurallar… Tam sokak biraz nefes aldı, “artık düzeldi” deniyor; bu kez yan sokakta yeni bir yıkım başlıyor. Dönüşüm bir yaşam döngüsüne değil, bitmeyen bir şantiye düzenine dönüşüyor.

Oysa kentsel dönüşüm, bir fırsata çevrilebilir. Bir şehrin kimliği, bu süreçte yeniden tasarlanabilir.

Eğer planlamanın merkezine yalnız “arsa değeri” değil, insanın hayat kalitesi konursa, dönüşüm bir rant değil, bir medeniyet inşası olur. Bu noktada çağdaş şehircilik literatüründe öne çıkan “15 Dakikalık Şehir” yaklaşımı önemli bir rehberdir. Bu model, bir kişinin günlük temel ihtiyaçlarını —alışveriş, eğitim, sağlık, iş, dinlenme, ulaşım gibi— evinden 15 dakika yürüyüş, bisiklet ya da toplu taşımayla karşılayabileceği bir şehir düzeni kurmayı hedefler. Paris’ten Melbourne’e, Ottawa’dan Seul’e kadar birçok kent bu anlayışı planlamasına entegre etti. Amaç, insanı araçtan kurtarmak; arabayı değil, adımı merkeze almaktır.

Peki bizde neden olmuyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan defalarca “dikey şehircilik insanı boğuyor, yatay mimariyi esas almalıyız” dedi. Bu, modern şehircilik literatürüyle de uyumlu, doğru bir uyarıydı. Ama söz orada kaldı; uygulama gelmedi. Neden? Çünkü bu anlayışı sürdürecek planlama iradesi, denetim disiplini ve siyasi kararlılık gösterilmedi. Çünkü rant, hâlâ insanın önünde duruyor.

Yatay şehircilik yalnız bina yüksekliğiyle değil; eşitlik, erişim, adalet ve planlama ahlakı ile mümkündür. Siz katı düşürseniz bile, ihale sistemi aynı kalıyorsa şehir yine dikeyleşir:

Kağıt üzerinde yatay, ama zihniyette rant dikeydir.

Kentsel dönüşümde ilk etapta iki temel sorun vardır: Birincisi, insanları yerinden etmenin maliyeti sadece taşınma ücreti değildir; işini, okulunu, komşuluğunu, gündelik bakım ağını (yaşlı–çocuk) koparmaktır. Kira şokları ve uzun şantiye dönemleri, dönüşümü güvenlik projesinden bir geçim krizine çeviriyor. İkincisi, orta ölçekli planlarda en çok kısılan kalem, sosyal altyapıdır: okul, sağlık ocağı, yeşil alan, kültür–spor birimleri… Oysa plan hiyerarşisinin (25 bin, 5 bin, bin) her basamağında bu donatılar zorunlu ve yerinde karşılanmalı. “Sonra bakarız” denilen her metrekare, ileride trafik, ısı adası ve sel olarak geri döner. Yeni akademik çalışmalar, dönüşüm bölgelerinde mekânsal standartların düşürülmesinin kamusal hayatı zayıflattığını ve eşitsizlik ürettiğini gösteriyor. Bugün kentsel dönüşüm projelerinde yerinde yaşam ilkesi hâlâ kâğıt üzerinde. Rezerv konutlar uzak bölgelerde inşa ediliyor; insanlar köklerinden kopuyor. Oysa şehir, insanın hafızasıyla yaşar. Mahalle bir “mimari parsel” değil, bir aidiyet alanıdır.

Şu soruyu yüksek sesle sormak zorundayız: “Millete hizmet etmeyenler, kime hizmet ediyor?”

Dönüşümün sonunda kim daha güvende? Kim evine daha erişebilir? Kim sosyal hayata daha yakın, afet anında daha hazırlıklı? Cevap “vatandaş” değilse, ihalenin parlaklığının anlamı yoktur. Şehir, “tek seferlik ihale geliri” için değil; uzun ömürlü insan hayatı için kurulur. Depremi durduramayız; ama yıkımı azaltabiliriz. Bunu da yalnızca betonla değil, adaletli planlama ile yapabiliriz.

Mikrobölgeleme haritası kadar, mahallenin hafızası da kıymetli; rezerv konut kadar, yerinde yaşam esastır. Yürünebilir okul yolu, gölgeli bir park, erişilebilir sağlık ocağı… Bunlar lüks değil, hayat hakkıdır. Şehri, insanın gündelik ömrüne yaklaştırdığımız gün, “kentsel dönüşüm” kelimesi dosyalardan çıkıp sokakta karşılığını bulacak. O gün gelinceye kadar şu soruyu diri tutalım:

Millete hizmet etmeyenler, kime hizmet ediyor?

Bu yazı 2567 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Uğur Kepekçi
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.