• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:27
Altın Fiyatları 21 Temmuz 2026
10:26
Dolar - Euro - TL Kuru 21 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Kalem
  3. MEVSİMLERLE KİLİS TAKVİMİ /
    ÖKKEŞ MISIRLI
Yayınlanma: 00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

MEVSİMLERLE KİLİS TAKVİMİ /
ÖKKEŞ MISIRLI

00 0000 - 00:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
MEVSİMLERLE KİLİS TAKVİMİ /<br>ÖKKEŞ MISIRLI
Misafir Kalem

DEVENİN KARNINI YARIP GİRDİ

 

Büyüklerimizin anlattıklarına göre, eski kışlar tüm dünyada olduğu gibi Kilis'te de soğuk ve yağışlı geçermiş. Kilis'teki etkili, yağışlı ve soğuk geçen yıl­ları yaşamış insanlarımız, kışın yüz gün hüküm sürdüğünü bile anlatırlar. Kilis'te 10 Aralık'ta kış başlar 21 Mart'ta biter, kışın başlangıcı ile bitimi arasındaki za­manın, Kilis ağzı ile anlatım tarzı şöyledir:

10 Aralık'ta kara kış başlar 20 Aralık'ta biter 10 gün hüküm sürer, gökyüzü genellikle siyah yağmur bulutları ile kaplıdır, yağmur bir başladı mı ardı arası kesilmez, insanın içini bunaltır, güneşin günlerce pırıltısını göremezsiniz...

 

21 Aralık'ta zemheri başlar, 40 gün hüküm sürer, 31 Ocak'ta zemheri çıkar, yağış pek az olur, kuru bir ayazla geçen günler, insanı içinden titretir; dışarıda, açık havada bırakılan suyu içtiğinde, "su ayazlanmış" derler, içerken de dişlerine kemanı çaldırır.

Karakışta yağan yağmurdan bağ, bahçe, zeytinlik ve tarlaların toprağı yumuşamıştır. Biraz güneş yüzünü gösterdi mi zegellenmeye (yeşermeye) başlar; zararlı otlar büyümeden ve zemheri'de toprak tavına geldiği zaman çüt sürülür. Zemheri çütü ziraatçının can da­marıdır.

 

Zemheri bittiği zaman 1 Şubat'ta "dört kardeş" olan saatler başlar. Bu kardeşlerin her biri 12,5 gün­dür, dört kardeş 50 gün hüküm sürer, 21 Mart'ta Ki­lis'in kışı biter.

Birinci saat, l Şubat'ta başlayan, 12,5 gün hüküm süren ve birinci kardeş olan "saadil debih"dir. Mev­simsel yapışı itibariyle günler sert ve soğuk geçer. De­velerle yük taşıyıp kervancılık yapıldığı dönemde ker­vancı yolda giderken  1 Şubat'ta hava birden sertleşir, kar, tipi, fırtına ve soğuk başlar, kervancı bakar ki yola devam edilmesinin olanağı yok, develeri müsait bir yere çekerek yere ıhlatır (oturtur), yemlerini yanına koyar, develerden birinin ayağını bağlar, kendisinin yaşaması için rivayete göre devenin karnını bıçakla yarar ve içine girer. 12,5 gün devenin karnından dışarı çıkmaz. 12,5 günün sonrasında karaşını dışarı çıkarır bakar ki fırtına, kar, tipi dinmiş o zaman dışarı çıkar yoluna devam ederek canım kurtarmış olur. Ama bir deveden de vazgeçmiştir. İşte şubat soğuğu başladı mı "devenin karnını yarıp girilecek hava" derler.

 

Rahmetli babaannemin anlattığına göre, Kilis'te (tahminen) 1915-1918 yılların şubat ayında öyle bir kar yağmaya başlamış ki durmadan günlerce yağmış. Kilis halkı sabahleyin kalktıklarında, yağan karı toprak damlardan kürüyerek (karı sıyırıp yere atarak), aşağı inip havuştaki yığılı kardan gelip geçmek için (ahıra, mutfağa, sokağa) yol açarlarmış. Akşam olduğunda kar yine yağmaya başlamış, ertesi gün aynı işlem de­vam etmiş ve biriken kar o kadar çok olmuş ki, evlerin birinci katma yetişmiş, insanlar odadan odaya, evler­den evlere, tünel açıp gitmeye başlamışlar, çocuklar, kadınlar evlere hapsolmuşlar haftalar sonra kar yağışı durmuş ama kar, yağmur gibi akıp gitmiyor, gözünü bereltmiş (gözünü açmış) sana bakıyor! (Eskiler, kar bela, yağmur afat derlermiş!)

 

Kilis'in her evinde o zamanlar bir su kuyusu ille bulunurmuş. Zeki Kilisli'ler bu kar yığınından kurtulmak için herkes kendi havuşunda ve çevresindeki yağan kar yığınım su kuyularına doldururlarmış. Kuyunun suyu (yaz ve kış) ılık olduğundan, suya temas eden karın eri­mesiyle, temizlik yani, de­zenfekte işlemi böylelikle sağlanırmış. O tarihlerde yaşanan bu sert ve karlı kış gününü, Kilis halkı, "büyük kar" olarak anlatır ve anımsarlarmış... Ve bir olayı anlatırken, "büyük kardan ev­vel, büyük kardan sonra" diyerek tarihi belirlerlermiş...

 

İkinci saatin başlangıcı olan "saadil söüf'tür. (Tandıra köüt derler). 13 Şubat öğleden sonra başlar, ha­vanın şekli ve ısısı değişir; insanı üşütür. Bu da 12,5 gün hüküm sürer.

Kilis'te tandırı şimdiki çocuklar bilmezler. Bizler çocukluğumuzda bu ortamı yaşadık, kış geceleri tandır kürsüsünün üzerine örtülen yorganı fazla üşüyenler çeker çekiştirir, bazen ufak tefek (kilimin, yorganın yanması gibi) kazalar olur ve hemen müdahale edilip kazalar atlatılır.Tandırın havası başka; ayakların iyi ısınır ama sırtın üşür yani "önünde kavurga kavrulur arkanı yel götürür!" Akşamları, şimdiki gibi televizyon yoktur, çocuklar tandırda korumalı bir durumda otur­tulur, büyükler evin bir kenarında "paşa mangalı"ndaki ateşin çevresinde söyleşirler, günlük konular söy­lenir. Büyüklere ve çocuklara ayrı ayrı birer tepsi (su­cuk, deve yuları, bastık, üzüm, incir, kesme, ceviz v.s. gibi) yemiş hazırlanıp getirilip, yenmeye başlanır. Kimi zaman da sürpriz olarak bastıktan züngül, un ve gün pekmezi ile dom dom helvası yapılarak ikram edilirdi. Her yiyecek doğal besin değerinde olduğundan bu kadar hastalık pek yoktu. Koca kentte üç tane eczane vardı, eczanenin yolunu herkes bilmezdi. Düşünüyo­rum da insanoğlu ve çevredeki olumsuz etkenler; dengesiz beslenmeler yüzünden, doğanın dengesin! değiştirdiklerinden midir nedir, hastalıklar çoğaldı; organik beslenme unutuldu/bırakıldı, yapay ve hormonsal bo­zulmalar sonucunda. sağlıklı yaşam tarzımız da değişti...

 

Üçüncü saatin başlangıcı olan "saadil belih"tir. (Belleeleri yıkar derler. Bellea, havuştaki atık suların aktığı küçük oluklardır). 26 Şubatta başlar ve 12,5 gündür. Genellikle günler yağmurlu geçer ve hızlı ya­ğar, kentin cadde ve sokaklarım yıkayan yağmur için "mart yağar nisan övünür, nisan yağar insan övünür" derler. Nisan yağmuru doğanın canlanmasında bere­ket yağmurudur.

 

Dördüncü saatin başlangıcı olan "saadil habayyi"-dir. (Ya aba'yı giydirir ya da çıkarttırır).

Saadil habayyi 9 Mart öğleden sonra başlar, 12,5 gün sonra 21 Mart'ta biter ve saatler kardeşlerin top­lamı olan 50 gün tamamlanmış olur.

40 gün zemheri ile 10 gün karakışla birlikte, Kilis'in kışı 100 gündür...

İşte mazide kalan Kilis geleneğinde kış bitmiş olur. Kalın sağlıcakla...

 

ÖKKEŞ MISIRLI

 

Kaynak kişi: (Terzi) Mustafa BAYIR.

Zeytindalı Dergisi

Bu yazı 1415 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin - 21 Haziran 2026
  • BTP'ye üye olmanın tam zamanı / HARUN KAYACI - 14 Haziran 2026
  • SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM; - 24 Şubat 2026
  • Sanal bahis bağımlılığı hepimizi tehdit ediyor / Nur Pak - Uzman Klinik Psikolog - 22 Kasım 2025
  • Geleceği savunmak… / Taner Tümerdirim - 12 Ekim 2025
  • Doğruları söylemek… / Taner Tümerdirim - 14 Ekim 2024
  • Kulp'a kadın eli değecek /HATİCE KÜBRA KEPEKÇİ - 22 Şubat 2024
  • Muhalif Basına AÇIK MEKTUP! - 26 Kasım 2023
  • Zabit ve Kâtip Osman Nuri Tercüme-i Hal - 10 Ekim 2022
  • DOKTOR MUHİTTİN "FİGANİ" - 08 Ekim 2022
  • Almanya da çözümü MEM'de buldu - 17 Eylül 2022
  • Arifler ölmez maruf olur, aşıklar ölmez maşuk olur (Akın Aydın) - 13 Nisan 2022
  • Haydar Hoca'nın izinde… - 07 Şubat 2022
  • AKCURUN CAMİ - 03 Ekim 2021
  • AKCURUN CAMİ/ UĞUR ELHAN - 03 Ekim 2021
  • Havası mest eder güzel Kilis'in / Şiir / MESUT YAMAN - 06 Mayıs 2021
  • 14 Nisan Unutulur mu? (Tamer Tümerdirim) - 13 Nisan 2021
  • Rahmet ve af gecesi Beraat /MEHMET YAŞAR YİĞİT - 27 Mart 2021
  • Recep tövbe aydır / Yaşar Yiğit - 10 Mart 2021
  • Kahraman Türk Kadını (Hüseyin Baş) - 08 Mart 2021
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 22
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.